UZAYLI BABANIN OĞLU OLMAK

Bu öykü uzayın her hangi bir yerinde yapılan kazı çalışmaları sonucu, bir harddisk'e kayıtlı olarak bulunmuştur. Yetkililer bu hikayenin gerçek ile bağlantısı olup olmadığını araştırıyorlar.

Çocuk : Babaaaaa.... Babaaaaaaa...

Baba : Ne var oğlum?

Çocuk : Baba ben bilyelerle oynamak istiyorum ama a.ına koyduğum bilyeleri havada duruyor. Ben yere bırakıyorum onlar havalanıyor.

Baba : Oğlum uzayın kuralı bu ne yapacaksın? Kader! Bununla yaşamayı öğreneceksin...

Çocuk : Baba dünyadaki i.neler rahatlıkla oynuyorlar. Bi atıyorlar başaltı. Ben atıyorum havaya uçuyor burda... Bende oraya gitmek istiyorum. Bende gulle oynayacağım.

Baba : Bir saniye bir saniye... Olum sen bu küfürleri nerden öğreniyorsun. Bir kere gittin dünyaya uzaydaki bütün küfürleri öğrenmişsin. Hem ona gulle değil bilye denir.

Çocuk : Ya neyse ney ben gitmek istiyorum.

Baba : Oğlum ben ne dersem o olur. Yok dedim mi yoktur. Anlaşıldı mı?

Çocuk : Ya bende oynayacağım. (Çocuk slogan atar) Bilye oynamak hakkımız, söke söke alırız... Bilye oynamak hakkımız, söke söke alırız...

Baba : Lan sus eşekoğlu eşek. Komünist mi olacan. Uzay üzerine yemin ederim birisi duyarsa sürerler bizi.

Çocuk : Sen faşist oldun da ne oldun?

Baba : Lan hala konuşuyor. Allahım bu çocuk nerden öğreniyor bu kavramları?

Çocuk : Nerden olacak UKP'den?

Baba : Neyden neyden?

Çocuk : UKP. Yani Uzay Komünist Partisi...

Baba : Ulan ben şimdi senin... Zamanında dedim ben kaptana. Kaptan bak bunlar Ay'a çıktım ayağına bizi kepirtmesinler sonra. Mars'a çıkıp su arayıp bizi ters-düz etmesinler dedim beni dinlemedi. Gerizekalı liberal manyak. Yok buraları özelleştirip kiraya verecekmişiz. Yok turistik gezilerde çok ilgi görürmüş. Yok burda dizi falan çekerlermiş. Falan da falan... Ulan sakalımız çıkmıyor ki sözümüz dinlensin. Şimdi de adamlar 'mars suyu' deyip deyip şişeliyorlar. Hatta bazıları her derde deva, hastalara şifa veriyor diye tur düzenlemeye başladılar.

Çocuk : Baba ben anlamıştım bayrağı dikerken bir bokluk olacağını... Ben söyledim hatta bekçi Papürüse; şikayet ettim onları. Ama o fırıldağada 1 dolar vermişler. Sustu sonra...Çıkarcı pezevenk..

Baba : Hangi Papürüs? Kağıt mıydı mağıt mıydı neydi? Onu bulan i.ne mi? Vay i.ne vay... Bi boklar olduğu belliydi zaten. Herif bekçilikten nerelere geldi. Şimdi Uzay Menkul Kıymetler Borsasının sahibi...

Çocuk : Evet evet ta kendisi... Baba ya sana bişe soracağım.

Baba : Sor.

Çocuk : Bu dünyadakiler manyak mı?

Baba : Neden?

Çocuk : Ya ben dünyaya gidip rahat rahat oyunlarımı oynamak istiyorum. Sonra kızlarla bir göl ve ya deniz kenarında gezip tozmak istiyorum. Ama bu insanlar bizim buraya gelmek için olmadık icatlar yapıyorlar. Burdayken doğru dürüst nefes alamamalarına karşın bana zafer işareti yapıyorlar. Kafalarında kocaman bir fanus takıp, kapkalın elbiseler giyip dolaşıyorlar. Böyle salakça bir yaşam tarzı olur mu ya...

Baba : Oğlum gözünü sevim bu dünyalılarla muhattap olma... Otur dersini çalış...

Çocuk : Tamam babacığım ama bir şartla.

Baba : Neymiş o şartın?

Çocuk : Uzaymula 1'e beni götüreceksin.

Baba : Oğlum o Platon da değil mi?

Çocuk : Yok baba Jüpiter'e aldılar.

Baba : O niye?

Çocuk : Valla küresel ısınma mı ne varmış o yüzden.

Baba : Hadi ya! Geçen sene de Satürn'deki Uzaymula 1 iptal edilmişti.

Çocuk : Aaaa evet! O neden iptal edilmişti baba.

Baba : KKTKA hastalığından dolayı.

Çocuk : O ne demek ya?

Baba : Yani, Kırım-Kongo-Türkiye Kanamalı Ateşi hastalığı...

Çocuk : Baba neden bu kadar uzun bu hastalığın ismi?

Baba : Oğlum sen ne diyorsun bu hastalığa bir isim daha eklendi geçen sene. Kırım-Kongo-Türkiye-Satürn Kanamalı ateşi oldu.

Çocuk : Baba bu isim böyle uzarsa işimiz var galiba. Doktorlar hastalığı tespit edip adını söyleyene kadar hasta ölür.

Baba : Eeeee olum etme bulma uzayı burası. Zamanında bitkilerin, hayvanların genetikleriyle oynamayın dedik bizi dinlemediler. Şimdi hastalıktan geçilmiyor. Kene ısırıyor nalları aynen dikiyorlar.

Çocuk : Baba dünyaki çocuklar diyorki; atmosfer diye bişe varmış onu biz gidip-gele delmişiz... Bu doğru mu?

Baba : S.ktirsinler, i.neler. Kışın ortasında bendim domatesi yiyen... Sera gazını benim g.tüm salgıladı sanki...

Çocuk : Ben söylüyorum bunların söylenti olduğun ama beni dinlemiyorlar. Sizin gençliğinizde kullandığınız televizyonları bulmuşlar onlarla insanları kandırıp, propaganda yapıyorlar... Baba dünyada Amerika diye bir ülke varmış bütün dünyayı ele geçirecekmiş. Hatta bir projeleri varmış. BOEUP diye...

Baba : Çocuktan al haberi... Neymiş bu?

Çocuk : Büyük Orta Evren Uzay Projesi

Baba : Lan bu adamlarda uzun isimlere takmışlar...

Çocuk : Valla baba uzun isimlere takmışlar mı bilmiyorum ama kurdukları uzun cümlelerden dolayı hayatları kısalacak o kesin.

Baba : Nedenmiş o?

Çocuk : Bir tane politikacıyı dinledim insanlara bir sürü laflar ediyordu. İnsanlarında hiç bir şey anlamadıkları yüzlerinden belliydi. Ama iki tane adam belli aralıklarda alkışlayıp halkı galyana getiriyorlardı ve büyük bir gümbürtü kopartıyorlardı. Saçma saçma hareketler yani... Sonra başka bir gün bizim burdan dünyayı izlediklerini söylüyordu. Yani röntgencilik yapıyor. Sanırım dünyadaki işi o.

Baba : Bu beyaz saçlı bir adam vardı. İcraatlarıyla değil de sakarlıklarıyla meşhur olan; hatta düşülmesi nerdeyse imkansız olan ginger'den düşen. Neydi ismi buş mu puş mu? O mu?

Çocuk : Evet... Evet... "Puş't"... (çocuk ve baba güler)

Baba : Şu televizyonu açta haberleri izleyelim.

Çocuk : Tamam

Tv : Sevgili Uzay Tv izleyicileri bir son dakika gelişmesiyle karışınızdayız. Kuzey uzayda bulunan vatandaşlar, Güney uzaya saldırdı. Saldırının nedeni Kuzey uzayda yapılacak petrol araştırmalırının Güney uzaya alınmasından kaynaklandığı belirtildi. Gecen yılda bir göktaşı için taraflar birbirine girmiş, çok sayıda uzaylı hayatını kaybetmişti. Amerika ise bu olaya el koyup, bu göktaşı benim demişti.

Sevgili izleyiciler bir son dakika haberi daha vermek istiyorum. Batı uzaylılar ülke kurduklarını açıkladılar. Amerika'nın, bu isteğe karşı sıcak baktığı daha önce açıklanmıştı.

Sevgili seyirciler bir son dakika haberi daha. Gerçekten şok edeci haberler geliyor. Doğu uzaylılar Amerika'nın BOEU Projesine katılacaklarını açıkladı.

Baba : Vay be... Halimize bak. Hiç uzayın doğusu, batısı, güneyi, kuzeyi olur mu? Uzay, uzaydır. Başka yaşayacak yerimizde yoktur. Ama maalesef bizi kuzeyliler, güneyliler, doğulular, batılılar diye sınıflandırdılar. Bizim uzaylılar da oyuna geldi. Gerçekten bu oyunları anlamamak için 'UZAYLI' olmak lazım...

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Şanstan Dünyaya geldiğinde çocuk Türkiye'ye düşmüş küfürlere bak:)
Neyse okumaktansa izlenmesi daha keyifli bir skeç tarzı olmuş..
Eğer diyalog tarzı yazıları deneyimlemek istiyorsan, biraz daha deneme yapman lazım kanımca üstad. Ama yinede emeğe saygı:)
Durmak yok, yola devam...
Adsız dedi ki…
Sen de bir takım sanatçılar gibi düşüncelerini tiyatro aracılığıyla yansıtmışsın.Bu yazıyla bana halimizi güldürdün.Bu alanda da başarın güzel...Tamamen hayal ürünü fakat beğendim.Kalemine sağlık.

Bu blogdaki popüler yayınlar

YAZILAMAMIŞ HİKÂYEM...

SINIFLANDIRMA...

Cumartesi’nden Pazar Yazıları…HEP YARIMIZ…