SINIFLANDIRMA...

"Sınıflandırmanın esas amacı, yeryüzünde bulunan canlıları, akrabalık ilişkilerine göre gruplandırmak ve bu sayede de düzenli bir sistem içinde çalışılmasını kolaylaştırmaktır." Biyolojide sınıflandırmanın gereği açıklanırken, bu cümleler kullanılmıştır bir kaynakta. "Esas amacı, kolaylaştırmak. " Buranın altını çizmek lazım. Lakin toplum olarak sınıflara ayrılmak bizim için hep zorlaştırıcı bir unsur olmuştur. Kolaycılık sağlanamamış, kaosun oluşturulması için bir o kadar da etkin bir göreve tabi tutulmuştur, sınıflandırmak. Amaç sapmış ve içi boşaltılmış bir takım kavramlar sunularak, temayüz etmiş kişilikler yaratılmıştır. "Sizden" - "bizden" kelimeleri sıkça kullanılıp, isyankâr bir hava takınılıp, kimi zamanda şiddetin fitilini ateşleyici kışkırtmalara maruz kalmıştır, sınıflandırma. Düzenli bir sistem yaratma çabasından uzak, düzensiz yaşama yakın bir anlam yüklenmiştir, sınıflandırmaya. Doğu-Batı ayrımı yapılarak kışkırtıcı bir rol üstlenmiştir, sınıflandırma...
Sınıflandırma, ebleh bir kullanımla gelecek olan nesillere karşı kötü örnek olmuştur. Kendi düşünce ve söylemlerini yaratmış güruhlar tarafından sınıflandırma kanıt niteliğine getirilmiş ve bu düşünceye angaje olmuşlardır. Yani düzenli bir sistem ve kolaylaştırıcı özelliği tamamen yok olmuştur, sınıflandırmanın... Aksine tasnif edilmiş bireyler, toplumlar ortaya koymuştur. Bu da gösteriyor ki insanoğlu birçok mefhumu kendi emelleri doğrultusunda anlamlandırmaktadır.
Dünyayı tanımak ve kolaylaştırmak için sınıflandırma gereklidir muhakkak. Ama bunların ötesinde bir şey istendiğinde hezeyan etmekten başka bir şey değildir. Zira başka bir dünya yok. Başka bir dünyanın olmayışına üzülmek yerine , 'bu dünyada nasıl yaşayabiliriz?' sorusunun cevabını bulmalıyız...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

YAZILAMAMIŞ HİKÂYEM...

Cumartesi’nden Pazar Yazıları…HEP YARIMIZ…