YAZDIKLARIMIN SONUNCUSU SANA AİT...

Yazdıklarımın sonuncusu sana ait... Başlığı sen... Konusu yine sen... Kavramlar istilasına uğramış beceriksiz bir yazar gibi, sana ait olanları anlatmaya çalışmamda bundandır. Sana ait olanlardan bahsedememe yeteneksizliğimin temel sebebi yine sana ait olma hissidir.

Yaşanacak aitlik kavgalarımızda bizimdir; ancak kavga sebebi başkasına aitliğini kabul ettirmekse, sen bana hiç bir zaman ait olmamışsındır. İşte o zaman ben, aitlik kavgası veren yorgun bir savaşçı, sen ise manipülasyona uğramış aitlik kavramının başrol oyuncusu... Bana aitliğin ne zaman gark eder bilmem ama kullandığım her kelime bana aittir. Keza böyle olmasa bundan sonra yazacaklarım benim fikrim olmayacaktır. Jakoben bir fikir ile yaşamanın sonu ise aitlik duygusundan yoksun, karanlıklar içerisinde bir dünyadır. Oysa bize bahşedilen kendi aitliğimizi yaşamaktır. Hem de gündüz gözüyle...

Belki de buraya kadar yazılan aitlikle ilgili düşünceler, anti-tez ile çürütülebilir. Kimse kimseye aitte olmayabilir. Ama şöyle durup baktığımızda insanoğlunun yaşamı hep sahip olma tutkusuyla geçip gitmektedir. "Kimin?" sorusuna karşılık, "benim" cevabı hep verilmiştir ve bundan sonra da verilecektir. İşte hayatın zorluğu aitlikle daha da perçinlenmiştir. Çünkü sana ait olanlardan kaçmak icap etiğinde kaçamamak, aitliğin attığı en büyük kazıklardandır. Oysa sana ait olanlar büyük bir zevk verirken, acı vermesi seni bedbaht eylemesi kaçınılmazdır.

Yazdıklarımın sonuncusu sana ait ise, yazacağım her yazı sana aittir dolayısıyla…

Yazdıklarımın sonuncusu sana ait ise, baştan sona sana ait olmamdandır…

Taner YAPKU

14 Ekim 2009 Çarşamba

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

YAZILAMAMIŞ HİKÂYEM...

SINIFLANDIRMA...

Cumartesi’nden Pazar Yazıları…HEP YARIMIZ…