Kayıtlar

Eylül, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

UZUN SANCILARIN YAZISI

Aylarca bilgisayarın başına oturup tuşları tıkırdatamadım. Zamansızlıktan mı, analiz edememekten mi, tam manasıyla kendini vererek okuyamamaktan mı bilinmez ama aklıma bir cümle dahi gelmedi şu satırları yazana kadar. Önceleri etrafımda olan biten her şeyi takip ederken, şimdilerde kusursuz bir boş vermişliğin içerisinde buluverdim kendimi. Ta ki, kendimle uğraşacak, bana yol gösterecek cümleyi bulana kadar. -            Kendi pisliğinize elinizi sokmakta çekinmezsiniz. Çünkü yediklerinizi bilirsiniz ve tiksinmezsiniz. Başkasının pisliğine elini sokmak değil, yanından dahi geçmek istemezsiniz. Aklıma, bir bulaşık yıkama esansında geldiğinde bu cümleden korktum aslında. Pek de beğenilesi bir tarafı yoktur belki, iğrençliği tasavvur etmesinden başka. Ama dönüp tekrar baktığınızda hakikatin boyutlarından sıyrılmanızda mümkün değildir hani.  Somut bir kavram olarak düşünmektense, soyut olarak düşünmeniz belki de en akıllıca verilmi...