Cumartesi’nden Pazar Yazıları… DÜNYA İÇİN KÜÇÜK, BENİM İÇİN BÜYÜK MESELELER…
Şuan bulunduğumuz zamandan tam 9 yıl önce rutin olarak yazı yazmaya
başlamaya ve insanlarla paylaşmaya karar vermiştim. Zaman zaman bu rutine ayak
uyduramamış ve yazılarımın zamanları sarkmıştı. Dolayısıyla süreklilik arz
etmediği için de bir alışkanlık haline dönmedi. Şunu ifade etmeliyim ki, keşke
yazmaya her ne koşulda olursa olsun devam etmeliydim, ancak “zararın neresinde
dönersen kardır” anlayışıyla, tekrar yazmaya başlıyorum. Bundan sonra
yazacaklarım, suya sabuna dokunur mu dokunmaz mı bilmiyorum ama yazacaklarım
hakikaten dünya için küçük benim için büyük meseleler. Denizde bir damla
olmanın ve kendi etki alanımda büyük olmanın hissiyatı ile yazacağım yazıları.
Toplumu değiştirmek değil ama mikro ölçekte bireyi biraz olsun farkına
varmasını sağlamak niyetim. Öyle boyumdan büyük cümleler kurup vaatlerde
bulunmakta değil amacım. Tek düşüncem kendimi biraz olsun yazarak rahatlatmak,
iyi hissetmek. Evet, sen kimsin ki yazı yazıyorsun diyebilirsiniz ama benim
zaten bir şey olmak gibi bir niyetim de yok. Sadece iyi okumaya çalışıyorum ve
bu okumalar sonucunda insan doluyor, yazma isteğinde bulunuyor. Bunu kötü yapan
da var iyi yapanda ancak ben iyi yapanlardan olmak istiyorum. İlk zamanlarda
çok muhteşem olmayabilir ama kim başlamadan mükemmel olmayı başardı ki, kimse.
Dolayısıyla yazmak sadece benim kaçış alanım olacak. Kimse de üzerine
alınmayacak. Bazen hayaller dünyamda dolaşacağız beraber, bazen de gerçeklerin
tam ortasında kalacağız; fakat beraberce ben yazmanın siz okumanın zevkini
yaşayacaksınız. Sizler ve benim aramda karşılıklı bir keyif yaşayacağız. Kimi
bundan sonra sigara yakacak :) ya da yakmayacak ama en azından bir çay, kahve
içme isteği gelecek içinden. Bu arada ben sigara içmem, benim içinde iki-üç
nefes alın lütfen.
Size her ne kadar “dünyanın derdi, beni mi gerdi” konuları anlatmama sözü
vermeyeceğim ama sürekli yazmak için çaba sarf edeceğim sözünü verebilirim.
Buraya da yazıyorum ki “söz uçar yazı kalır” diyerek, bir gün yüzüme vurun
istiyorum. Burası benim dertleşme alanım, ister sevin ister sevmeyin ama biraz
okuyun, üzülürüm. Tabi yanlış anlaşılmasın beni değil, kitap okuyun... Kendi
dünyanızdan sıyrılıp, İnce Memed'in cesaretini ve gözü karalığını yaşamak,
Raskolnikov'u anlamak ve Sherlock Holmes'un olayları çözme yeteneğini görmek
için okuyun...
12 Ağustos 2017 Cumartesi-Antalya
12 Ağustos 2017 Cumartesi-Antalya
Yorumlar