ÇOK TA ŞEY YAPMA İSTERSEN

Günlerdir ne yazacağım konusunda bir fikrim yoktu. Yazacağım konu hakkında hep bir kaygım olması bu yazıyı okuyacaklara fayda sağlama amacını gütmemden kaynaklanıyordu. Ancak sonradan düşündüğümde fark ettim ki,  bu tür kaygı içerisinde bulunmam pek uygun değil. Tüm düşüncelerime, hayat görüşüme tersti ve tekrar başladığım yazma serüvenine ne yazık ki uymuyordu. Dolayısıyla tekrar özüme dönerek bu düşünceden vazgeçtim ve okuduğum kitaptan etkilenerek yine yeni bir karar almamla ilgili olan bu satırları yazmaya başladım.
Şuan yazıyı yazdığım ortamı aktaracak olursam; şehrin göbeğinde olmasa da insanların yoğun olarak yaşadığı, çocuk cıvıltılarının olduğu  (şuan bir ufaklık 👶 aaa diyerek yanıma geldi; öpücük attım ve gitti), telefonsuz, internetsiz bir tablet bilgisayar ve kitap ile bir parkın içindeki banktayım. Özellikle şunu belirtmeliyim ki telefonsuz ve internetsiz olarak yazı yazma kararım benim çini bir ilk. Daha önce gözümün önünden hiç mi hiç ayırmamıştım. Tabi şimdi bir eksiklik hissetmiyorum ancak birinin araması ve bana ulaşmaması durumunu düşündüğümde elbette beni endişelendiriyor. Fakat bu internetsiz ve telefonsuz durumuna gerçekten ihtiyacım olduğunu düşünüyorum. Konu fazla dağılmadan aktaracağım birkaç şey var; bu yüzden fazla detaya girmeyeceğim. Sadece son zamanlarda aşırı bir can sıkıntısı hissediyor ve odaklanma problemi yaşıyordum. Bu can sıkıntısının birçok sebebi var elbet ama benim için en önemli olanı çok çabuk ulaşılabilir olma durumu. Kendimi öyle şartlandırmışım ki bir what’s app mesajı, bir telefon iletisi ya da bir elektronik postaya acilen cevap verme isteği beni her an bunu gerçekleştirmeye mecburmuşum gibi hissettiriyor. Bu ulaşılabilirliğin yanında sosyal medyaya her an girip saatlerce dalma durumu ise ikinci temel sebep. Ne yazık ki, iş dolayısıyla ve mesleğimle ilgili olduğuna inandırarak kendimi ikna etme çabalarım bu durumun her defasında tekrarlanmasına sebep oluyor. 
Bu temel sebeplerin altına birçok şey yazabilirim ancak daha fazla uzatmayacağım. Kısa bir süreliğine sosyal medyadan uzak durmayı ve belirlediğim hedefler doğrultusunda çalışmalarımı tamamlamayı planlıyorum. Onun içindir ki twitter, instagram hesaplarımı facebook hesabımda olduğu gibi aktif kullanmamaya karar verdim. Bunun yerine biraz daha fazla okumak, yazmak ve verimliliğimi artırmak istiyorum. (Akış kuramı, derin çalışma ile bu çalışmalarımı yapmak istiyorum ve ayrıca şu videoyu izleyebilirsiniz) En azından çok sık baktığım sosyal medya hesabına o kadar çok zaman ayırmamayı planlıyorum. Bu yazıdan itibaren de yazılarımı twitter hesabından paylaşmama kararı aldım. Merak eden zaten bir şekilde ulaşır, okur. Hani derler ya “çok ta şey yapma istersen.” Ben de “çok şey yapmayayım” o yüzden. 
Sözlerimi tamamlamadan etkilendiğim kitabı da buradan zikretmekte fayda olduğu düşünüyorum: Cal Newport'un "Pürdikkat" isimli kitabını okuduğumda neden böyle düşündüğümü anlayacaksınız. Birkaç hafta önce bir yazı yazmıştım. Bilimsel verilere dayanmayan yazı içimden geldiği gibi yazmıştım ama bu kitap hissettiklerimi araştırmalarla destekliyor. Dolayısıyla okuyun.

Esen kalın. Eğer okursanız bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle. Hoşça kalın. 
Taner Yapku

16 Eylül 2017 Perşembe

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

YAZILAMAMIŞ HİKÂYEM...

SINIFLANDIRMA...

Cumartesi’nden Pazar Yazıları…HEP YARIMIZ…