Cumartesi’nden Pazar Yazıları… NE ZAMAN HAYAL KURMAKTAN VAZGEÇTİYSEN, O VAKİT YAŞLANIYORSUN
Hep bir umudun peşinden
koşarak yol aldık.
Vazgeçtiklerimizden öte,
vazgeçilmezlerimize doğru daha çok çabaladık. Karanlıkları aydınlığa
kavuşturmak gibi bir niyetimiz vardı. Ama bizler karanlığında, aydınlığında ne
anlama geldiğini hep bildik; çünkü ilk karanlıklar bizim oldu; sonra
aydınlıklarımız. İlk hayallerimize kavuşmamız karanlıkta oldu, ilk
sevişmelerimizde… İlk aydınlığımızda yoksulluğumuz hiç göstermedi kendini, her
ne kadar her yer pirüpak olsa da.
Gözlerimiz kör değildi
elbet, gördüklerimiz kadardık çünkü. Bilmediğimiz, görmediğimiz de vardı ama en
çok bildiğimiz ve gördüğümüz kadardık.
Tekrardan hiç korkmadık,
aynı hazzı almasak da. Yaşanmışlıklarımızı bir kez daha deneyimleme şansına
eriştik ama aynı rüzgârı bulamadık yüzümüzde.
Aynı suyun şırıltısını
duymadık fakat aynı sesin ortağı olduk ağaç gölgesinde. Gök aynı gök, nefes
aynı nefes, ten aynı tendi. Ama ne bulutlar eski yerindeydi, ne yapraklar ne de
soluğun.
Güneş kamaştırdı
gözlerimizi, avucumuz kurtardı bakışlarımızı. Gözlerin yeşilliğini güneş
çıkardı, ay ise siyahlığını.
Gözbebekleri gündüz
küçüldü, gece büyüdü; kara delik oldu yokluğunda. Kaybolup gitti
sevişmelerimiz, rüzgâr soğuttu sıcak tenimizi.
Soğuduk, hayallerimizden…
Kurmadık cümle, hiçte
düşünmedik sonumuzu…
Ne zaman hayal kurmaktan
vazgeçtiysek o vakit yaşlandık.
Öldük.
Dirilmeyi bekler olduk aynı nokta da buluşma ümidiyle.
Taner Yapku
9 Eylül 2017
Yorumlar