HAYDİ; YENİ HEDEFİNİ BELİRLE!

Başarmak ya da başaramamak; işte bütün mesele bu! Öyle kanıksanmış bir sözdür ki “Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!” her yere uyarlanabilir, istediğiniz noktaya çekebilirsiniz. Hatta hayatınızın bir mottosu (özdeyiş, slogan) haline getirebilir, motivasyon ve ilham kaynağınız olarak kullanabilirsiniz. Anlatmak istediğim mesele bu değil ama bir giriş cümlesinin ağırlığını, sancısını sadece ben değil, tüm yazarlar çekiyor sanırım. Röportajını okuduğum her yazar buna değinmeden geçmiyor ve aynı korkular beni de etkilemiş durumda. Sanırım okuduklarımdan olsa gerek.
Velhasıl kelam, hala konuya girmiş değilim. Buraya kadar kimine göre laf-ı güzaf. Fazla oyalanmadan bahsetmek isterim.
İnsanlar her daim başarılı olmak ister hayatında. Tabi bu başarı ölçütü kişiden kişiye, ortamdan ortama değişiklik gösterebilir. Bu herkesin kendi nazarında takdir etmesi gereken bir durumdur. Benimde son yıllarda kendimi oldukça başarısız, motivasyonumun düşmesi ile de kendimi huzursuz hissettiğim oldu. Bundan kurtulmanın en iyi yolunun kendime basit bir hedef koyup, onun gelişimini görmekti. Tam bu zamanlarda ‘zinciri kırma’ (Barış Özcan videolarına bakabilirsiniz) kavramı ile tanıştım. Adeta benim bu can sıkıcı durumdan çıkmam için biçilmiş kaftandı. Dolayısıyla ben de 2017’nin başlarında ‘Ben ne yapabilirim?’ diyerek, düşünmeye başladım ve hedefimi belirledim: Her gün kitap okumak.
Kitap okuma alışkanlığını lise yıllarında (2001-2005) edindim. Ancak bu kitap okuma alışkanlığı zaman zaman kesintilere uğruyordu. Belli bir ritmi olmadığı için dağınık ilerliyordu. Dolayısıyla kitap okumak ne yazık ki bir hobi olarak görünüyordu benim için. Oysa iş başvurularında verilen özgeçmişin içinde hobiler arasında yer alan ‘kitap okuma’ durumu hobi değil; insanın yapması gereken temel ihtiyacıydı. Bunu tabi yıllar içerisinde okuduğum kitaplardan öğrendim. “Zararın neresinden dönersen kardır” diyerek, kitap okuma alışkanlığını her gün gerçekleştirmek için kendime söz verdim. Öncelikle ne onsuz ne de onla olacak olan akıllı telefonuma bir uygulama indirdim (Don’t break to chain). Her zaman yanımda olacağı düşüncesiyle, her günün üzerine çizik atabileceğim bu uygulama sayesinde kendi ilerlememi görüyordum ve bu motivasyon ile devam ettiğim kitap okuma alışkanlığı artık benim için sıradan bir rutin haline geldi. Hiç rahatsız olmadan, hangi ortam da olursam olayım okumaya gayret ettim. (Böylelikle boş laf etmiyor, dedikodu yapmayarak gıybette bulunmuyor insan.)
Bu yıl okuduğum kitap sayısına baktığımda geçmişte okumadığım günlere hayıflanıyorum. Hatta kitap okumayı sonradan sevmiş olmamama rağmen, lisedeyken hafta sonları sabahın erken saatlerinde kalkarak kitap okuyan bir kişi olarak 2010 yılında 13 kitap okumam kendi kariyerimde kırdığım bir rekordu. (Sabah uyanıp kitap okuduğum için arkadaşlarım benimle çok dalga geçerdi. J ) Şuan buradan bakınca ne kadar az olduğunu şimdi anlıyorum. Fakat bu girişimleri asla küçük bulmuyorum kendi nazarımda. “Büyük yolculuklar küçük bir adımla başlar” sonuç olarak. Atacağım sonraki adımlar için o günler bir başlangıçtı aslında. O küçük adımlar sayesinde, bugün baktığım da okuduğum kitap sayısı 66’ya ulaşmış durumda. Tabi bu kimine göre az gelebilir ama yine benim hayatımda bir rekor. Bu yola çıkarken her gün kitap okumuş olmak benim için daha kıymetli aslında. İstikrar ve buna bağlı olarak kitap okuma tutkum bir hayli çok çok önemli benim için. Bu istikrarı görünce 2018 gelmeden ben de yeni yıl içinde gerçekleştireceğim hedefleri düşünmeye başladım. Geriye baktığımda her gün kitap okumuş olmanın gururu ile bundan sonra daha farklı bir şeyler yapmalıyım diye düşündüm. Artık kitap okumak benim için bir hedef değil; her daim yapacağım bir zorunluluk. Okumadığım günlerde rahatsız olduğum durum yani. Hatta dostlarımın, sevgilimin (şimdi nişanlım, sonra eşim olacak ama o hep sevgilim kalacak) bu durumdan haberdar olması, ‘kitap okumam gerekiyor’ dediğimde anlayış göstermesi çok daha büyük bir keyif. Bu yüzden kitap okumanın yanı sıra kendime daha farklı bir hedef koyacağım. Kimi yine günlük, kimi de haftalık olacak belki de aylık. Tasarlamam açısından bir haftam daha var. Eğer sizde böyle bir düşünce içerisindeyseniz yeni yıla girmeden hedeflerinizi belirleyin ve 2018 Ocak 1 olduğunda hedefinizi gerçekleştirmeye başlayın.
Son söz;
Başarı ve mutluluk o kadar uzakta değil, sizin bakış açınızda…
Esen kalın.
Taner Yapku
24 Aralık 2017 Pazar
2017 Kitap Okuma Zincirim

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

YAZILAMAMIŞ HİKÂYEM...

SINIFLANDIRMA...

Cumartesi’nden Pazar Yazıları…HEP YARIMIZ…