DÜNYAYI GÜZELLİK KURTARACAK! (Dostoyevski sözü)

Yapmam gereken önemli şeyler vardı ama Yaşadığım üç olaydan dolayı biraz sonra okuyacaklarınızı unutmamam ve hatırlamam için her şeyi bırakıp yazmaya karar verdim. Çünkü “Söz uçar yazı kalır.” Ve ancak dünyanın içerisinde yaşanan bu kadar kötü gidişatı ancak iyi insanların hayali ile kurtarabiliriz. Bu hayali de anlatmak, söylemek gerek bazen.
Son zamanlarda kendimce davranışı iyi olanlara iyi; kötü olanlara ise kötü bir davranış sergilediğini söylemeye ve her iki durumu insanların bilmesi gerektiğine inandığım için, kendilerine söylemeye çalışıyorum. Zaman zaman hareketlerinden rahatsız olduğum ve kimsenin ses çıkarmaması sebebiyle davranışlarının normal olduğuna inanan bir arkadaşım benden bir şey istedi, ancak isteme şekli kaba, ahlaksız ve insan ilişkilerine yakışmayacak bir cinstendi. Dolayısıyla bende böyle bir isteme şeklinin olmadığını, yanlış olduğunu ifade ederek bu şekilde ısrar ettiği sürece istediği şeyi yapmayacağımı ifade ettim. O ciddiyetimi anladı ve yanlış anladığımı, samimiyetten yaptığını söyledi. Ancak bu onun her zaman yaptığı davranışlardı ve bir iletişim yöntemiydi ya da tam kelimesi kişiliğiydi. Bu yüzden samimiyetten dolayı yaptığı bu harekete aklımın bir kısmı inandı, bir kısmı da inanmadı. Bu davranışına dur demek için böyle bir tepki göstermek zorunda kaldım; bu tür davranışı hiç tasvip etmeme rağmen.
Yaşadığım ikinci olay ise; bir arabanın, kendi güzergâhında giden motosikletin önüne direksiyonu kırarak, motosiklet sürücüsünün metrelerce sürünmesine şahit olmamdı. Olayın şoku ile motosiklet sürücüsüne yardım etmek için neredeyse arabadan atlayacaktım ki yanımdaki arkadaş uyardı.  -Bu kısmı es geçelim.- Motosiklet sürücüsü yerden kalkar kalkmaz koşarak bize doğru geldiğini gördüm ve yanımızdan geçip gittiğinde kendisine arabanın vurup kaçtığını böylelikle anladım. Oysa ben araçtan indiğimde, o şoföründe indiğini ve motosiklet sürücüsüne yardım ettiğini düşünmüştüm. Ancak hiçbir şey düşündüğüm gibi olmamıştı. Alçak sürücü arkasına dahi bakmadan gitti. Kaza yapmasına sebep olduğun kişiyi hiç acımadan bırakıp gitmek, kaçmak; hangi vicdanın parçası olabilir. Bu kadar kötü bir insan nasıl olunur. Anlamakta zorluk çekiyorum ancak bu durumu anlamakta istemiyorum.
Yine aynı gün bir arkadaşımı otogara bırakmak için çıktığım yolda yağmur oldukça etkili yağıyordu. Bir kavşakta, kırmızı ışıkta durduğumuzda yeşil ışığın yandığı yöndeki aracın aniden durması ile trafik sıkıştı ve o anda arkadaşıma ‘Hadi inelim ve itelim’ dedim. Yağmurun altında 5 santimi bulan su birikintisine aldırış etmeden arabayı iteklemeye başladım. Aracın içerisindeki yaşlı teyzede inip benimle birlikte arabayı itmeye çalışsa da arabayı çalıştıracağım diye yaklaşık 500 metre kendi arabamdan uzaklaştığımı fark ettim. Arkadaşımı otogara yetiştirmem gerektiğini ifade ederek ayrılmak zorunda kaldım. Her ne kadar için elvermese de gittim ancak elimden geleni yaptığım için mutluyum ve daha huzurluyum.
Sonrasında fikirler kafamda uçuşmaya başladı ve şu cümleleri yazdım:
Dünyada kötü insanların her zaman zafere ulaştığını görmek iyi insanların vazgeçmesiyle mümkün. Dolayısıyla kötü niyetli insanlara karşı yapılacak şey iyi insanların seferberlik ilan ederek kötülere karşı mücadele etmesidir.
Dünyayı güzellik kurtaracak (Dostoyevski'nin Budala'sından).

Taner Yapku

7 Ocak 2018 Pazar 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

YAZILAMAMIŞ HİKÂYEM...

SINIFLANDIRMA...

Cumartesi’nden Pazar Yazıları…HEP YARIMIZ…