TERMOSA KOYULAN HAYALLER


Biz insanlar oldukça doyumsuz ve memnuniyetsiz varlıklarız. Her zaman her şeyin daha fazlasını istiyor, üretmekten çok tüketime odaklamış; tüketim ekonomisini ayakta tutmaya çalışıyoruz. Bazen ömür yetmiyor. O kadar çaba vererek aldığımız herhangi bir şey bizden daha uzun ömürlü oluyor; ki bazen fütursuzca önem arz ettiğimiz şeyler için hiçte takdir görmeyen davranışlar sergiliyoruz. Fazla dallanıp budaklanmadan gidersem eğer, hayatımızı biraz daha minimize etmek için çaba harcıyoruz (Ben ve eşim). Evliliğimizin ilk sürecinde kısmen başarılı olsak da zamanla daha fazla para kazanmaya başlayınca, para harcama şeklimiz ile birlikte yaşam şeklimiz ve ihtiyaçlarımız da değişim gösterdi. Kimi zaman her şeyi unutmuşken bazen bu kararımızı hatırlıyor ve mücadelede kaldığımız yerden devam etmeye çalışıyoruz. Ancak uzun bir süredir almak istediğimiz bir şey vardı. Nedense çok elzem olduğunu düşünmediğimiz için ertelemiştik. En sonunda fırsatını bulup aldık: Termos. - bir şeye sahip olunmadığı zamanlarda onun gerekliliğinin farkında olunmazken aldıktan sonra, ne kadar ihtiyaç olduğunu kanıtlamak için bin bir türlü saik sıralayabiliyor insan- İşte biz de (ben de) böyle bir sürü nedenler sıralamıştım kendi kendime. Örnek olarak; sabahları çayımızı sıcak olması için sürekli ocakta tutarken, artık çayı termosa koyup masaya getiriyoruz. Bu bize hep tasarrufta bulunmamıza yardımcı oluyor hem de çaya ulaşma konusunda müthiş bir pratiklik sağlıyor. Bu alışkanlığı bir kaç gündür yapmaya devam ediyoruz ve oldukça keyif alıyoruz. Aslında termosu almamızın ilk nedeni evden dışarı çıktığımızda sıcak çay ya da kahve içmekti, fakat dünyada ve Türkiye'de yaşanan küresel bir kriz, evimizden adım atmamıza engel oldu. Korona salgını insanların yaşam alanlarını bu kadar kısıtlamışken (insanın doğaya verdiği zararın bir intikamı mı bilemiyorum; belki de o kadar acımasız bir kısıtlama değildir bizim için) bizler de kendi çözümlerimizi bulmaya başladık. Çok ters bir zamanda aldığımız termosu sırf kullanmak için bir fikir ararken, termos artık sabah vakitlerimizin vazgeçilmezi oldu. Bir demlik çay çalışma odamda, masamda, elimin altında olmaya başladı. Önceden de bahsettiğim gibi çaya ulaşma konusundaki kolaylık bir kez daha burada zuhur etti.
Bize farklı bir pratiklik sağlayan termos, bana ertelediğimiz hayallerimizi hatırlattı. Hayatın ritmine kapılıp, asıl yapmak istediklerimizi öyle erteler olmuştuk ki; mutsuzluğumuzun katmerli olması için daha çok hayal ediyor ve daha çok erteliyoruz. Hatta, bir defa yaşayacağımız -kimi ne göre bir kaç kez- hayattaki hayalleri aynı sıcaklıkta ya da soğuklukta bulamayacağımız şekilde hayali bir termosta tutup erteliyoruz. Bazen keşke aynı sıcaklıkta ya da soğuklukta olsa hayallerimiz, ama bu pek mümkün olmuyor çoğu zaman. Hayalleri termostan döküp ortaya çıkarmakta bir adım ancak, aynı heyecan ve tutkuyu bulmak imkansız. Tıpkı ilk yudumladığın çaydan büyük zevk alırken, sonraki yudumların sıradanlaşması gibi.

Taner YAPKU - 14.04.2020 / Salı / Antalya

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

YAZILAMAMIŞ HİKÂYEM...

SINIFLANDIRMA...

Cumartesi’nden Pazar Yazıları…HEP YARIMIZ…